Nuremberg Mirası ve Modern Siyaset: Mearsheimer’ın Tarihi Resti
Profesör John Mearsheimer’ın sarsıcı çıkışı gerçekleri mi yansıtıyor?
Nuremberg Mirası ve Modern Siyaset: Mearsheimer’ın Tarihi Resti
Uluslararası ilişkiler teorisinin dünyadaki en önemli isimlerinden biri olan Profesör John Mearsheimer, son açıklamalarıyla küresel siyasetin "dokunulmaz" kabul edilen aktörlerine karşı tarihi bir projeksiyon tuttu. Realist ekolün bu duayen ismi, bugün Orta Doğu’da ve küresel ölçekte yürütülen politikaların hukuksal karşılığını, tarihin en ağır ceza mahkemesi olan Nuremberg üzerinden tanımladı.
Hukukun "Kutsal" Eşitliği mi, Güçlünün Tahakkümü mü?
Mearsheimer’ın, "Eğer İsrailliler ve Amerikalılar mahkeme önüne çıkarılsaydı, Nuremberg mahkemelerinde Başkan Trump, Başkan Netanyahu ve danışmanlarının çoğu asılırdı" cümlesi, basit bir siyasi eleştiriden öte, uluslararası hukuk sisteminin içine düştüğü ahlaki ve hukuki boşluğu simgeliyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve "bir daha asla" mottosuyla hareket eden Nuremberg hukuku, bugün sadece "kaybedenler" veya "Batı dışı aktörler" için mi geçerli?
"Kural Temelli Düzen"in Çöküşü
Mearsheimer, kitabın tam ortasından konuşarak aslında modern devletler hukukunun çifte standartlı yapısını deşifre ediyor. Sivillerin hedef alınması, yerleşim politikaları ve devlet eliyle yürütülen operasyonların uluslararası hukuk nezdindeki karşılığı bellidir. Ancak Mearsheimer’a göre; askeri ve ekonomik gücü elinde bulunduran aktörler, bu hukuk mekanizmasının dışında kalmayı bir "hak" olarak görüyorlar.
Sorumluluk Zinciri ve Tarihi Sorumluluk
Nuremberg mahkemelerini tarihte eşsiz kılan şey, sadece liderlerin değil, o kararları uygulayan "danışmanların" ve "bürokratların" da bireysel olarak sorumlu tutulmasıydı. Mearsheimer’ın vurguladığı tehlike de tam olarak budur: Eğer bir sistem, en üst düzey yetkililerini eylemlerinden dolayı yargılayamıyorsa, o sistem artık "hukuk" değil, bir "dayatma" mekanizmasıdır.
Netice: Gerçek Realizm Adaletle Buluşmalı
Mearsheimer gibi bir realistten gelen bu sert çıkış, dünyada dengelerin ne kadar bozulduğunu gösteriyor. Güç dengesi analizleri yapan bir ismin bile adalet ve hukuk vurgusu yapması, küresel sistemin sürdürülebilirliğinin ancak "herkes için eşit hukuk" ile mümkün olabileceğine dair bir alarm niteliğindedir. Görmezden gelinen her suç, yarın kurulacak olan yeni dünyanın temeline yerleştirilmiş bir dinamittir.
Editör: İbrahim ÖZKAN
#JohnMearsheimer #Uluslararasıİlişkiler #Nuremberg #Siyaset #Hukuk #Adalet #BahaHaber #OrtaDoğu #SiyasetAnalizi
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

